İçindekiler


OTUZ ALTINCI MEKTUP

Allah sırrını yüceltsin, Mevlana Halid (ks) bu mektubu; halifesi alim, fazıl, eğribozlu Ahmet Efendi’ye göndermiştir.

Belağat ve fesahatta meşhur kişilerin dillerinin saymaktan aciz kaldığı, Nebilerin ve velilerin akıllarının şaşırdığı hatta onların en kamillerinin hakkıyla yerine getiremeyeceklerini ikrar ettikleri gibi, Allah’a hamd etmekten aciz olduğumu itiraf ederim.

Salat-u selam Resullerin sonuncusu ve nebilerin sultanı (aleyhi ekmeluttehaya) üzerine ve hidayet yıldızları takva imamları olan aline ve ashabına olsun. Cenab-ı Hakk’ın abd-i acizi Halid der ki:

“Yüce kardeşim, şerefli ve şefkatli mevlamız el-Hac Ahmet Efendi’ye teveccüh yapmak, zikir telkin etmek ve Nakşibendi Tarikatını –(Allah bu tarikatın efendilerinin sırlarını yüceltsin. Bu tarikatın ehlini sünnet-i seniyyeye uymaya muvaffak kılsın.)- talep edenler isteklerini yerine getirmek için icazet verdim.”

Her şeyi tamamen şeriat olan, kıyamet gününde kurtuluş ve Mevla’nın rızasını kazanmaya en yüce vesile olan, tarikat-ı aliyyenin aslına muhalefet etmediği müddetçe yukarıda adı geçen (Ahmed Efendi (ks)) söylediğim şeyler hususunda izinlidir. Şeriatın azimetlerine yapışmaktan ibaret olan tarikatın kurallarına bütün işlerinde bağlı kaldığı, devamlı olarak Allah’ın (c.c) kendisini kontrol ettiğini unutmadığı, kendi nefsinin kusurlarını gördüğü, şehvetlere dalmaktan yüz çevirdiği, taat ve ibadetlerdeki gevşeklikten uzak kaldığı ve aldanış yeri olan dünyadan yüz çevirdiği sürece izinlidir.

Dolayısıyla onun reddi benim reddimdir. Onu kabul beni kabuldür. Onun eli benim elimdir. Onun yardımı benim yardımımdır. Sizleri ve onu varlığınızı yok etmeye, taat ve ibadete takat ve kuvvet harcamaya, gerek Allah (c.c) ile gerek başkaları ile olsun sözünüzü yerine getirmeye, yanınızda olanlara kanaat etmeye, bütün mühim işlerinizde Mahbub ve Müheymin olan Allah’a tam tevekkül etmeye, naciye olarak vazedilen parlak ehl-i hak fırkasının görüşlerine uygun olarak itikat konularını tashih etmeye, Ashab-ı Kiram’ın hidayet yollarına sıkıca tutunmaya ve bağlanmaya, onların aralarındaki münakaşaya dalmamaya ve hüsnü zan etmeye davet ediyorum.

Ashab-ı Kiram (r.a) ümmete hidayet vesilesi olmuştur. Kitap ve sünneti rivayet edip, bize yetiştirmişlerdir. Onları zedeleyen kimse dinini zedelemiş olur. Bundan başka söyleyeceğim bir şey yoktur. Allah (c.c)’dan dünya ve ahirette afiyet talep ederim.

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.